Biafra özgürlük mücadelesinde bir Türk

Biafra özgürlük mücadelesinde bir Türk

Admin Admin
03/11/2017
0

 Katalonya referandumu sonrası, dünyanın bir çok bölgesinden bağımsızlık talepleri yükseliyor. Bunlardan biride batı Afrika ülkesi Nijerya'dan bağımsızlık taleb eden Biafra bölgesi. 1967 yılında bağımsızlık ilan eden ve bağımsızlığı Tanzanya, Fildişi sahilleri ,Gabon, Zambiya ve Haiti tarafından tanınan, ardından 3 yıl süren  iç savaşı 1970 yılında kayebeden Biafra'lı İbro halkı bağımsızlık mücadelesini İPOB (Biafra Yerli Halkları Örgütü) çatısı altında sürdürüyor. Voice of Africa redaktörü Engin Özer, Biafra'nın bağımsızlığı için mücadele eden İPOB  lideri Nnamdi Kanu'nun politik danışmanı 'işadamı' Abdulkadir Erkahraman ile bölgedeki son gelişmeleri ve örgüt stratesini konuştu.

Engin ÖZER - Türkiye kökenli bir işadamının Biafra'nın özgürlük mücadelesine maddi ve manevi destek vermesi ilk bakışta şüphe uyandırıyor, bu nedenle  Biafra ve İPOB hareketi ile tanışmanızın nasıl olduğunu anlatarak başlayabilirmisiniz?

Abdülkadir ERKAHRAMAN - Uzun zamandır Afrika ile ilgili çalışmalar yapıyorum, bu nedenle bir çok Afrika ülkesinde bulunma şansım oldu. Bu seyahatler sırasında Nijerya'da eski Devlet başkanı Goodluck Jonathan'ı sarayında ziyaret etmiştim. Bu dönemde, Biafra konusunda bazı şeyler duyuyordum ancak daha önceden bilgi sahibi değildim. Daha sonraları Biafra tarihini araştırdıkça, İngiliz hükümetinin Sovyet yönetimini kışkırtması neticesinde Nijerya ordusunun 1967- 1970 yılları arasında Biafra'da yaptıklarını öğrendim ve Biafra halkının haklılığına karar verdim. İngiliz kışkırtması sonucu oluşan savaşı 'İngiltere'nin Nijerya'yı işgali ' olarak yorumladım.

 Bu gelişmeler sonrasında Biafra'nın haklı mücadelesini desteklemeye karar verdim, kararımda hiç kimsenin telkini yada baskısı olmadı. O dönemde, İPOB lideri Nnamdi Kanu'yu evinde ziyaret etmiştim, daha sonraki görüşmelerimizin akabinde Kanu, bana Biafra liderliğinin başdanışmanlığını teklif etti bende kabul ettim.

E.Ö. - Biafra'daki mevcut durumdan bahsedebilirmisiniz?

A.E. - Bilindiği gibi İPOB, merkezi Nijerya hükümeti tarafından geçtiğimiz günlerde 'haksız' yere terörist grup ilan edildi. Bu arada Nijerya dışında hiçbir devlet yada kuruluş İPOB'u terörist örgüt olarak tanımıyor.

 Geçtiğimiz günlerde 'Boko Haram' yada 'devlet içindeki bir grup' tarafından, Nijerya ordusuna yönelik bir silahlı saldırı yapılmıştı. Bu saldırının İPOB güçleri tarafından yapıldığı yönünde iddialar ortaya atılmış ve İPOB ve Kanu aleyhine dava açılmıştı.

 İşte bu konu ile ilgili olarak, İPOB lideri Kanu'nun şahsına açılmış davada terör suçu kabul edilebilecek herhangibi bir delil bulunamadı. Mahkeme sonrası, Kanu'nun evi, Nijerya güvenlik kuvvetleri tamamen dağıtıldı bazı araçlara ateş açıldı bu olaylar, bazı sivillerin ölümü ile sonuçlandı. Şu an itibari ile örgüt lideri Kanu'nun nerede olduğu bilinmiyor ve ikinci mahkeme bekleniyor.

 Uluslararası arenada ise İPOB'un siyasi ikili ilişkilerin geliştirilmesi konusunda çalışmalar devam etmektedir. Genel hatları ile son durum bu şekilde özetlenebilir.

E.Ö. - İPOB şu anda Biafra'da yönetimin ne kadarına hakim ?

A.E. - Bildiğiniz gibi Biafra hareketi barışçıl bir hareket ve silahlı mücadele yürütmüyor. Hareketin bir ordusu yada askeri birliği bulunmuyor.

 İPOB üyesi işadamları ve politikacılar Nijerya vatandaşı statüsü ile Biafra bölgesi içerisinde mücadelelerini sürdürüyorlar. Bunun dışında, Biafra'lı İbro'lar kuzeyde dahil olmak üzere ülkenin çeşitli yerlerinde halen Nijerya vatandaşı statüsü ile siyasi faaliyetlerine devam ediyorlar.

 Biafra bağımsızlık hareketi, henüz BM üyesi yeterli ülke tarafından tanınmadığı için kendi pasaportu bulunmuyor.

 Öte yandan, geçenlerde tüm Biafralılara barışçıl protestoları Nijerya toprakları dışında yapmalarını tavsiye etmiştim. Nijerya içinde yapılan protestolara çok sert müdahale ediliyor ve sivil kayıpları yaşanıyor bu nedenle yurtdışında 'izinli' protestoların yapılması çağrım olumlu cevap buldu, artık bu şekilde mücadele sürdürülüyor dolayısıyla bir ölçüde sivil kayıplarının önüne geçebilmiş oduk.

E. Ö.- Bildiğiniz gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin 'resmi' politikası Nijerya'nın toprak bütünlüğünün korunmasından yana. Hükümetin resmi politikasının tamamen dışında, bu hareketin önderlerinden olmanız Türk resmi makamlarında nasıl karşılanıyor?

A.E.- T.C'nin, resmi politikasının Nijerya'nın toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğu doğrudur. Kendi tezlerimizi savunmak adına, İBPO lideri Mzimamdi Kanu ile bir video hazırladık ve bir toplantıvesnasında bu videoyu 'aracılar vasıtası ile' sayın Cumhurbaşkanımıza ilettik. Bu konu ile ilgili olarak resmi makamların cevabını bekliyoruz. 

 Resmi makamlara yaptığımız başvurularda aldığımız yanıt, Türkiye Cumhuriyeti'nin Biafra cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tanınmasının 'kesinlikle' söz konusu olmadığı yönündedir.

 Ancak hiç bir resmi makamdan bugüne kadar Biafra konusu ile ilgili olarak çalışmalarımıza 'yapamazsınız' türü bir uyarı almadık. Böyle bir uyarı geldiği taktirde, geçmişte olduğu gibi devletimiz ve milletimizin yararına uygun şekilde hareket edeceğimizi belirtmek isterim.

E.Ö.-Yakın dönemde Biafra Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tanıyacağını düşündüğünüz ülkeler varmı?

A.E.-Bu sıralamayı sadece de-facto ülkelerle sınırlamak doğru değil. Uluslararası alanda, halihazırda tanınma çalışmalarımız sürüyor. İPOB yönetiminin alacağı kararlar doğrultusunda, BM üyesi tüm ülkeler nezdinde gerekli çalışmalar yapılıyor, yeri geldikçe yerel ve uluslararası basında gelişmeleri paylaşacağız.

E.Ö.-Biafra'nın sınır komşusu, Kamerun'un Anglafon bölgesinde (İngilizce konuşulan bölge) yakın dönemde ayrılıkçı gruplar, Ambazonya Cumhuriyeti'ni kurduklarını duyurdu. Henüz hiç bir ülke tarafından bağımsızlığı tanınmayan bu 'yönetim' ile ilişkileriniz ne düzeyde? Iki bağımsızlık hareketi arasında ittifak yada federasyon kurma planı varmı?

A.E.-Ambazonya ile birlikte federasyon kurulması söz konusu değil ancak, gerek Ambazonya gerek Katalonya gibi devlet olma yolunda ilerleyen yönetimler, gerekse özgürlük mücadelesi veren tüm kuruluşlarla ve topluluklarla dayanışma içerisinde hareket etmeyi planlıyoruz.

E.Ö.-Mevcut Nijerya Devlet Başkanı Muhammedu Buhari yönetimi sonrası merkezi yönetim ile ikili ilişkilerde iyileşme bekliyormusunuz ?

A.E.-Buhari yönetimi sonrası daha iyi ilişkiler kurulabilir. Biliyorsunuz Muhammedu Buhari asker kökenli bir lider ve yönetim metodları askeri. Yeni devlet başkanı, muhtemelen siyaset içerisinden gelen biri 'sivil' olacağı için ülkeyi daha yumuşak bir yaklaşımla yöneteceği kanaati hakim.

 Bildiğiniz gibi, mevcut merkezi yönetim gerek altyapı gerekse enerji iletimi sorunlarını çözemiyor, sanayileşme zaten söz konusu değil bu nedenle Nijerya'dada, sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan benzeri bir liderin iktidara gelmesi, mevcut doğal kaynakların özellikle petrol gelirlerinin 'yerinde' kullanılması sonucunu doğuracağından, mevcut altyapı sorunlarının çok kısa sürede çözülebileceği kanaatindeyim.

E.Ö.-İPOB uluslararası arenada tanıtım ve bağımsızlığın tanınması konusunda oldukça zayıf gözüküyor. Bu konu ile ilgili planınız nedir?

A.E.-İPOB'un uluslar arası arenada tanıtımının zayıf olduğu doğrudur. Sadece bağımsızlığın tanınması için çağrı var ama insanlar Biafra konusunu bilmiyorlar. Bu meseleyi sayın Kanu ile birkaç kez görüştüm örneğin İPOB hiçbir ülkenin milli gününü anmıyor, bu tür meseleler sembolik ama önemli. Bu konu ile ilgili ciddi çalışmaya ihtiyacımız var..

03.11.2017 - İstanbul
Türk yatırımcılar için Afrika'da hala fırsatlar var
Fransa'nın, Afrika'daki sömürge düzeninin para birimi CFA protesto edildi

Yorumlar

-Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.